Endoskopik Ultrason Nedir?

Home / Endoskopik Ultrason Nedir?

Konvansiyonel endoskopi gastrointestinal mukozayı mükemmel olarak görüntüleyebilse de intramural veya komşu   organlara ait lezyonlarla ilgili olarak çok az bilgi verebilmektedir. Derin intraabdominal yapılar ses dalgaları uzaklaştıkça zayıfladığından konvansiyonel ultrason ile yeterince görüntülenememektedir. Konvansiyonel ultrasonun bu dezavantajlarının üstesinden gelmek için 1980’lerin başında ekoendoskoplar geliştirilmiştir. Ekoendoskoplar, fleksibl gastrointestinal endoskopların uç kısmına ultrason probunun monte edilmiş halidir (Resim 1). Böylece gastrointestinal duvar yapılarının ve komşu dokuların mükemmel bir şekilde görüntülemek mümkün olmuştur.

Bu konuda ilk çalışmayı Eugene Magno ve arkadaşları (1) yapmışlardır. Daha sonra Strohm ve arkadaşları (2) bu konudaki kendi deneylerini ultrasonografik tomografi başlığı altında yayınlamışlardır. Yaklaşık 25 yıldır ekoendoskop- ların kullanılması ile gastrointestinal hastalıkların tanı ve tedavisinde bir yeni bir çığır açılmıştır. Bu derlemede, endoskopik ultrasonun gastrointestinal hastalıkların tanı ve tedavisindeki günümüzdeki kullanım alanlarının yanı sıra, gelecekte kullanılabilme ihtimali olan bazı uygulamalarına da değinilecektir.

Ekoendoskopların Mekanik ve Optik  Özellikleri

Ekoendoskoplar radyal ve lineer tarama yapan cihazlar olarak iki şekilde bulunmaktadır. Radyal tarama yapan cihazlar endoskobun uzun aksına dik olarak görüntü kesitleri alan cihazlardır. Bu cihazlar rotasyon hareketleri yapan ‘mekanik’ ya da rotasyon yapmayan ‘elektronik’ ultrason transduseri bulundururlar. 270º ya da 360º görüntü alırlar. Lineer ekoendoskoplar elektronik ultrason transduseri ile uzun aksa paralel görüntüler alırlar. Bu ekoendoskoplar ile ince iğne aspirasyon biyopsileri alınabilir çünkü işlem esnasında iğne ucunu gerçek zamanlı olarak görüntülerler. Ekoendoskop ağızdan ve anüsten rutin endoskopik incelemelerde olduğu gibi uygulanır. Bu cihazların endoskopik görüşleri genelde oblik olduğu için, kolon incelemelerinde proksimal kolona ulaşılamayabilinir. Bu amaçla önden görüşlü ekoendoskoplar geliştirilmiştir. Bu cihazlara ek olarak standart endoskoplarin kanalından geçebilen ultrason  miniprobları mevcuttur (Resim 2). Bunların bazı tipleri rehber tel üzerinden geçirilerek ampulla vateri, koledok ve pankreas kanalı incelenebilir (3).

Resim 2

Ultrasound Fiziği: Gastrointestinal sistem duvar özellikleri gri skala kullanılarak, ultrason dalgalarının doku yoğunluğuna göre penetrasyon ve geriye yansıma özellikleri sayesinde, katmanlar halinde görüntülenebilir. Transduser frekansını değiştirerek görüntülenecek doku derinliği ayarlanabilir.

Yüksek frekanslı probların (12-30 MHz) düşük frekanslı problara göre (7, 5-12 MHz ) çözünürlükleri çok iyidir fakat penetrasyonları yetersizdir. Lineer ekoendoskopların ince iğne aspirasyon biyopsileri (İİAB) esnasında gerçek zamanlı olarak biopsi iğnelerini gösterme avantajları vardır. Ek olarak renkli doppler özelliklerinin olması vasküler yapıların belirlenerek biyopsi güvenliğinin arttırılmasını sağlar (4).

1- Superfisiyal mukoza (Hiperekoik),
2- Derin mukoza (Hipoekoik),
3- Submukoza ( Hiperekoik),
4- Muskularis Propria (Hipoekoik),
5- Seroza (Hiperekoik).
Bu beş  tabaka genel olarak tüm gastrointestinal sistem boyunca gözlenir.  

Endoskopik Ultrasonografi Anatomisi: Standart ekoendoskoplar GIS duvarlarını beş tabaka halinde görüntüler. Bu hiperekoik ve hipoekoik tabakalar aşağıdaki anatomik duvar katmanlarına uygunluk gösterir (Resim 3).

Resim 3

Yüksek frekanslı miniprob ultrasonlar 12 ve 30 mHz arasında frekansa sahiptirler. Yüksek rezolusyon daha iyi görüntü çözünürlüğü sağlar ve GIS dokuz tabakaya kadar görüntülenebilir (5). Resim 4’de radyal endoskoptan Resim 5’de ise bulbustan alınan görüntüler görülmektedir.

Resim 4
Resim 5